Şüphelilerden bazılarının ”işkence” ve ”kötü muamele” gibi suçlardan cezalandırılmasının istendiği iddianamede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da atıfta bulunuldu. Toplam 24 sayfadan oluşan iddianamenin, ilgili ağır ceza mahkemesine gönderildiği öğrenildi.
60 kamu görevlisi işkenceden yargılanacak
Kasım 18, 2008
Son gaziye devlet töreni
Kasım 14, 2008


Kurtuluş Savaşı’nın son gazisi Mustafa Şekip Birgöl için Meclis’te tören düzenleneceğini açıklayan Meclis Başkanı Köksal Toptan, “TBMM olarak son gaziye Meclis’in varlığına yakışır bir biçimde bir Meclis töreni yapmayı uygun gördük” dedi. Toptan, Birgöl’ün Cuma günü Selimiye Camisi’nde düzenlenecek cenaze törenine de katılacak.
45′inci Alay’dan Piyade Asteğmen rütbesi ile Afyon Cephesi’nde Kurtuluş Savaşı’na katılan Birgöl için Selimiye’deki 1′inci Ordu Komutanlığı Karargahı’nda da özel bir tören yapılacak. Karacaahmet Mezarlığı’nda defnedilecek olan Son Gazi’ye yapılacak törene Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları da katılacak.
Birgöl’ün kızı İpek Artunç, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un 1. Ordu Komutanı olduğu yıllarda babasıyla yakından ilgilendiğini belirterek “Başbuğ Paşa ilgilenmeseydi babamın son gazi olduğu ortaya çıkmayacaktı. Kendisine teşekkür ederim” dedi.
Son gaziye devlet töreni
Kasım 14, 2008


Kurtuluş Savaşı’nın son gazisi Mustafa Şekip Birgöl için Meclis’te tören düzenleneceğini açıklayan Meclis Başkanı Köksal Toptan, “TBMM olarak son gaziye Meclis’in varlığına yakışır bir biçimde bir Meclis töreni yapmayı uygun gördük” dedi. Toptan, Birgöl’ün Cuma günü Selimiye Camisi’nde düzenlenecek cenaze törenine de katılacak.
45′inci Alay’dan Piyade Asteğmen rütbesi ile Afyon Cephesi’nde Kurtuluş Savaşı’na katılan Birgöl için Selimiye’deki 1′inci Ordu Komutanlığı Karargahı’nda da özel bir tören yapılacak. Karacaahmet Mezarlığı’nda defnedilecek olan Son Gazi’ye yapılacak törene Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları da katılacak.
Birgöl’ün kızı İpek Artunç, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un 1. Ordu Komutanı olduğu yıllarda babasıyla yakından ilgilendiğini belirterek “Başbuğ Paşa ilgilenmeseydi babamın son gazi olduğu ortaya çıkmayacaktı. Kendisine teşekkür ederim” dedi.
Başbakanlık’tan ‘akreditasyon’ açıklaması
Kasım 13, 2008
Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki, yaptığı yazılı açıklamada, uygulanan sistemin, gelişmiş demokrasilerde de kullanılmakta olan bir model olduğunu ifade ederek, ilan edilmiş şeffaf ve objektif kriterlere dayandığını kaydetti.
Açıklamasında, ”Akreditasyon esaslarımız, medya kurumlarına yazılı olarak duyurulduğu gibi internet sitemizde de yer almaktadır” diyen Beki, Basın Konseyi’nin daha önce yazılı açıklamasında önerdiği akreditasyon esaslarıyla Başbakanlıkta başından itibaren uygulanan kriterlerin aynı olduğunu belirtti.
Tek farkın, kural ihlali halinde karar vericinin kim olacağı hususu olduğunu ifade eden Beki, açıklamasında şu hususlara yer verdi:
”Basın Konseyi, kendisi ‘karar verici’ olmak istemektedir. Bu durumda, aynı zihniyete sahip olduğuna göre, dün yaptıkları yazılı açıklamanın muhatabı da en evvel Basın Konseyi Başkanı Sayın Oktay Ekşi’nin kendisi olmaktadır.
Yansıtılanın aksine, yıllardır devam eden uygulamamızda bir değişiklik ya da yenilik söz konusu değildir. Yapılan, pratik ihtiyaçlar üzerine kartların yenilenmesinden ibarettir. Tartışma götürmeyecek bir açıklıkta objektif kriterleri ihlal eden muhabirlerin kartları, sistemin öngördüğü şekilde yenilenmemiştir.
Bu işleme esas teşkil eden haber ve görüntüler de kamuoyu ve/veya ilgili kurum yetkilileriyle zamanında paylaşılmıştır. Dolayısıyla gerekçelerinin bilinmediği iddiası da doğru değildir. Ayrıca, kartı yenilenmeyenlerin yerine kurumları tarafından yeni görevlendirmeler yapılmıştır.
Muhalif ya da eleştirel haberleri sebebiyle söz konusu muhabirlerin kartlarının yenilenmediği iddiası ise tamamen asılsız ve maksatlı bir çarpıtmadır.”
Bir haberin eleştirel ya da muhalif sayılabilmesi için öncelikle gerçek olması gerektiğini vurgulayan Beki, ”Doğru olmayan haber ve fotoğraflar, ne eleştirel ne de muhalif sayılamaz. Bu tür haberler için ancak planlı uydurma ya da düzmece nitelendirmeleri kullanılabilir” görüşünü dile getirdi.
Beki, açıklamasında daha sonra şunları kaydetti:
”Bunlara örnek olarak, Başbakanlık Basın Merkezinde hiç bir zaman yaşanmayan bir hırsızlık olayının ekranlara taşınması, gerçeği güvenlik kamerası görüntüleriyle tespit edilen ‘iftar saatinde korumasız Başbakanlık binası’ fotoğrafları, Sayın Başbakanımız’ın basılı program kitapçığı ve gerçekleşmeleriyle uydurulduğu sabit olan ‘cemaat temsilcileriyle görüşme için program değiştirme’ ya da Türkiye’de bulunduğu ortaya çıkan şahısların yurt dışında Sayın Başbakanımız’la görüştürülmesi türünden haberler gösterilebilir.
Bu haber ve fotoğraflar, eleştirel değil, apaçık uydurma ve düzmecedir; basın meslek ilkelerinin tartışmasız ihlali anlamına gelmektedir.
Basın Konseyi de belirtilen önerilerinde açıkça basın meslek ilkelerinin ihlalinin akreditasyon verilmemesi için haklı ve geçerli bir kriter olduğunu kaydetmiştir.
Kart yenilenmemesini ‘muhalefete tahammülsüzlük’ olarak sunmaya çalışanlar, önce 325 akreditasyon kartının kimlere verildiğine ve hangi kurumlarda çalıştıklarına bakmalıdır. O zaman görülecektir ki bu iddianın sahipleri, en büyük haksızlığı, kurumları tarafından belirlenerek Başbakanlık’ta görevlendirilen ve akreditasyon kartı alan kendi muhabir arkadaşlarına yapmaktadır. O zaman göreceklerdir ki basın meslek ilkelerine uyarak eleştirel haber yapmak mümkündür ve muteberdir. Düzmece haber ve fotoğraf üretmeyi muhaliflik saymak, en önce basın meslek ilkelerine saygılı ve güvenilir habercilere çok büyük bir haksızlık yapmak anlamına gelmektedir.
Kamuoyumuzun bilgi ve dikkatine sunuyoruz.”
Kadın-erkek eşitliğinde vahim tablo
Kasım 13, 2008

Dört kategoride değerlendirilen cinsiyet eşitliği listesinde, 130 ülke arasında Türkiye; Zambiya, Nijerya, Kenya, Kuveyt, gibi ülkelerin gerisinde, 123′üncü sırada yer aldı.
Raporda ön sıralarda Kuzey Avrupa ülkeleri yer alıyor. İlk dört sırada Norveç, Finlandiya, İsveç ve İzlanda var. Listenin son sıralarını ise Yemen, Çad ve Suudi Arabistan paylaşıyor.
Türkiye 2007 raporunda 121′inci, 2006 raporunda da 105′inci sırada yer alıyordu.
Siirt’te askeri hareketlilik
Kasım 13, 2008
Teröristlerin Irak’a kaçış güzergahı olarak kullandığı mevkilerin kontrol altın alındığı, Mehmetçik’in bölgede mayın arama tarama faaliyetlerini de sürdürdüğü belirtildi.
Başbakanlık Dink raporunu tamamladı
Kasım 13, 2008
Suikast sonucu öldürülen Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in Başbakan Erdoğan’a gönderdiği mektubun ardından Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun başlattığı inceleme tamamlandı. Kuruldan 3 müfettiş yaklaşık 1,5 yıldır Dink cinayetiyle ilgili soruşturmanın tüm boyutlarını incelemeye aldı.
Müfettişler 27 klasör ve 200 sayfalık bir rapor hazırladı. İncelemede Erhan Tuncer, Yasin Hayal, Ogün Samast ve Tuncer’in ev arkadaşı Tuncay Uzundal’la görüşüldü. Müfettişler sadece İstanbul Emniyetinde iki aya yakın çalıştı ve Dink cinayetiyle ilgili Terörle Mücadele Şubesi’nin yaptığı soruşturmayı da tüm boyutlarıyla incelediler.
Raporda ilginç ve çarpıcı ayrıntılar bulunuyor.
İşte bulgular:
- Hrant Dink’in öldürüleceği yönünde istihbarat bilgisine rağmen İstanbul polisi tarafından gerekli tedbir alınmadı.
- Yasin Hayal, McDonald’s saldırısından sonra yurtdışından çok sayıda isimle görüşme yaptı. Eğer bu konuşmaları yaptığı isimler çözülürse olay daha aydınlanacak. Adalet Bakanlığı’nın bu isimlerin tespiti için izin vermesi gerekiyor.
- McDonald’s'taki bağlantılar çözülseydi Hrant Dink cinayeti gerçekleşmezdi.
- Mahkemenin Erhan Tuncel üzerinde durmaması ve duruşmalara bir kez daha çağırılması büyük hata.
- Dink cinayeti planı Trabzon İl Alay Komutanlığı’na bildirildi. Ama ne jandarma ne de polis birbirine bilgi vermedi. Bu koordinasyonsuzluk nedeniyle ceza verilmeli.
Raporun sonunda bu tür suçların engellenmesi için bazı öneriler sıralandı. İşte o öneriler:
- İnternet kafeler iyi denetlenmeli
- Siber suçlara dair uluslararası sözleşmeler imzalanmalı
- Başka kişilerin üzerine kayıtlı açık hat uygulaması kaldırılmalı
Raporda Dink’e koruma tahsil edilmemesi dikkat çekicidir deniyor ve hedef isimler listesinde bulunduğu için zaten Emniyet Genel Müdürlüğü’nün genelgesi doğrultusunda Dink’e mutlaka koruma tahsil edilmeliydi ifadesi kullanılıyor. O nedenle görev ihmali bulunan İstihbarat Daire Başkanlığı yetkilileri hakkında da inceleme yapılması istendi.
Raporda ayrıca İstanbul emniyet müdürü Celalettin Cerrah hakkındaki kınama cezasının halen uygulanmadığı da vurgulanıyor.
Başbakanlık Müsteşarı’na suç duyurusu
Kasım 13, 2008
Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, ”Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketinde Ojer Telekomünikasyon A.Ş’nin Denetim Kurulu Üyesi sıfatıyla görev üstlenen Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 155/2 ve 257/1. maddelerine muhalefet suretiyle güveni ve görevini kötüye kullandığı” savunuldu.
Ala’nın, ”Kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere çıkar sağlamak amacıyla kullanmak suretiyle içeriden öğrenenlerin ticareti yoluyla Sermaye Piyasası Kanunu’nun 47/A maddesine ve ticari faaliyette bulunmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa muhalefet ettiği” öne sürüldü.
Açıklamada, Kılıçdaroğlu ve Kart’ın, Efkan Ala hakkında bu gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na dün suç duyurusunda bulundukları bildirildi.
