Deniz Feneri davasından hapis cezası alan Mehmet Gürhan’ın sarı basın kartı iptal edildi.

Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Almanya’daki ”Deniz Feneri davası”nda ”dolandırıcılık” suçundan hapis cezasına çarptırılan Mehmet Gürhan’ın basın kartının iptal edildiğini bildirdi.

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ”Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından Mehmet Gürhan’a sürekli basın kartı verilmemiştir. Anılanın 13 Mart 1989 tarihinden itibaren taşıdığı basın kartı da iptal edilmiştir” denildi.

Emekli Tümgeneral Pamukoğlu 365 gün içersinde dağları terör örgütünden temizleyeceklerini söyledi.
HAK ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, İzmit’te Kocaeli İl Başkanlığı’nın açılışını yaptı. Pamukoğlu, açılışta yaptığı konuşmada iktidara geldiklerinde Türkiye’deki terörün kökünü kazıyacaklarını ve 365 gün içersinde dağları terör örgütünden temizleyeceklerini söyledi.

İzmit Şahabettin Bilgisu Caddesi Kavanlar İş Merkezi’nde saat 13.00′da açılışı yapılan HEPAR Kocaeli İl Başkanlığı parti binası açılışına Genel Başkan Osman Pamukoğlu, Kocaeli İl Başkanlığı’na atanan avukat Ergin Gümüş, il yönetim kurulu üyeleri ve partililer katıldı.

Dağları 365 günde teröristlerden temizleyeceklerini söyleyen Osman Pamukoğlu, “Terörle ilgili ilk olarak dağları eşkiyalardan temizleyeceğiz. İkinci olarak kentlerde bulunan yardım ve yataklık yapanları bulacağız. Bu örgütün İmralı’da bulunanın dışında Kuzey Irak’ta yaşayan yönetim kadrosunun yerini tespit edip onları alacağız. Daha sonra da bunlara finansal destek ile moral verenlerle de diplomatik görüşeceğiz. Böylelikle bir yıl içersinde dağları temizleyeceğiz. Göreceksiniz” dedi.

Bir gazetecinin, başörtülülerin yemin törenine alınmamasıyla ilgili sorusu üzerine açıklama yapan Pamukoğlu, “Konuyu tam olarak bilmiyorum. Kaç gündür parti çalışmalarıyla ilgili koşuşturuyoruz. Ben Türkiye’de yıllarca bölük komutanlığı yaptım. Er Eğitim Merkezleri’nde bulundum. Törenlerde böyle birşey yoktu. Herkes geliyordu. Son birkaç yıldır siyasi bir istismarla çıktı bunlar. Bu da başka bir bölücülük. Milletin kültür dokusuyla oynuyorlar” dedi.

Halkın Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, açılışın ardından İstanbul’a gitmek için parti binasından ayrıldı.

AKP, yerel seçimlerde akrabalara adaylık yasağı koydu.Karar, Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısında alındı.
Seçimlerde belediye başkan adaylarının birinci ve ikinci derece akrabalarının aynı ilde aday olması yasaklandı.

AKP’nin aldığı bu karara göre, adayların sadece çocukları değil, enişte, amca, dayı gibi ikinci derece yakınları da aynı ilden aday olamayacak.

AKP’nin aday adaylarından alınacak başvuru ücretlerini de belirledi.

10 Kasım’da başlayacak başvurular için kademeli bir ücretlendirme söz konusu. Kadınlara indirim uygulanacak, özürlülerden ise ücret alınmayacak.

Bu kararlar, çarşamba günü Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi tarafından genel merkezde yapılacak toplantıda resmen il yöneticilerine de iletilecek.

Ankara Polatlı’ya bağlı Temelli beldesinin AKP’li Belediye Başkanı partisinden istifa ettiğini açıkladı.
Alaattin Bera Türkoğlu, yaptığı açıklamada, Yerel Yönetimler Yasası’nın iptaline yönelik Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun reddedilmesi sonucu Temelli beldesinin Sincan ilçesine bağlı bir ”mahalle” haline getirildiğini söyledi.

Beldenin Sincan’a bağlanması kararının ”siyasi” olduğunu savunan Türkoğlu, 1992 yılında belediye olan Temelli’nin bugüne kadar Polatlı ilçesine bağlı olduğunu vurgulayarak, söz konusu karara belde halkı ile birlikte tepki gösterdiklerini kaydetti.

Temelli’nin Polatlı’ya bağlanması için uzun süre girişimlerde bulunduklarını, ancak bir sonuç alamadıklarını dile getiren Alaattin Bera Türkoğlu, beldenin ”mahalle” olarak Sincan’a bağlanması nedeniyle AK Parti’den istifa ettiğini açıkladı.

1999 yılında Anavatan Partisi’nden Temelli Belediye Başkanı seçilen Türkoğlu, 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde de AK Parti’den belediye başkanı olmuştu.

Erzurumlular’ın Arap atı hediye ettiği Başbakan Erdoğan, hediye edilen atı okşamakla yetindi.

Havaalanında partililerin sevgi gösterileri ile karşılanan Erdoğan, havadan ve karadan alınan yoğun güvenlik önlemleri altında Başbakanlığa ait otobüs ile tören alanına doğru ilerlerken konvoyun önünü şehrin girişinde yaklaşık 100 atlı ciritçi kesti.

Ciritçiler, bir süre Erdoğan’ın aracına eşlik ettiler. Karşılama töreninde daha önce Başbakan Erdoğan için hazırlanan ‘Hey Dadaş’ isimli at da yer aldı.

Başbakan Erdoğan, aracından inerek ‘Hey Dadaş’ isimli safkan Arap atını sevdi. Ata binmeyen Erdoğan, otobüse geri döndü.

Daha sonra İstasyon Meydanı’nda vatandaşlara hitap eden Erdoğan, konuşmasında ‘Tek vatan, tek bayrak, tek devlet’ mesajı verdi.

Yoğun sevgi gösterileri arasında toplu açılış törenlerinin yapılacağı İstasyon Meydanı’na giren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada kavganın çatışmanın içinde olmayacaklarını, siyasi çekişmelere girmeyeceklerini söyledi. Türkiye için hayalleri olduğunu belirten Erdoğan, etnik, bölgesel, dinsel milliyetçiliğe karşı olduklarını ifade etti.

Konuşması sırasında alanı dolduranların, “Vur vur inlesin Deniz Baykal dinlesin” sloganlarına karşılık vermeyen Erdoğan, “Biz işimize bakalım. Ne dedik? Aşık Veysel gibi; uzun ince yoldayız gidiyoruz gündüz gece. Gideceğiz gündüz gece. Biliyoruz ki halka hizmet hakka hizmettir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda toplu açılışları yapan Başbakan Erdoğan, daha sonra Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilecek hava ambulans sisteminin tanıtımı için miting alanından ayrıldı.

CHP’li Algan Hacaloğlu, yerel seçimlerde hiçbir partiyle ittifak içinde olmayacaklarını açıkladı.
CHP Sarıgöl İlçe Teşkilatını ziyaret eden Genel Sekreter Yardımcısı Hacaloğlu, martta yapılacak yerel seçimlerde gösterecekleri adayların büyükşehir belediye başkanlıklarını kazanacağını savundu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi adaylarının Murat Karayalçın olduğunu, bu birliktelikte hiçbir çıkar ve koşul ortaya koymadıklarını belirten Hacaloğlu, ”Diğer büyükşehir belediyelerini de alacağız. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesini almamız demek, AKP’nin bitmesi demektir” dedi.

Manisa ve ilçelerini ziyaret ettiğini, kentteki havayı çok iyi gördüğünü ifade eden Hacaloğlu, şunları söyledi:

”Biz, parti olarak kararlıyız. Hiçbir partiyle ittifak içinde olmayacağız. Bundan önceki seçimlerde, bizim partiden aday olan 13 milletvekili, TBMM’de yemin etmeden önce partiden ayrıldı. Ayrılırken Genel Başkanımıza bir teşekkür bile etmediler. Bizim dışımızdaki sol partilerin tümü dip noktalardadır.”

AKP’deki görevlerinden istifa eden Dengir Mir Mehmet Fırat, ‘Bana verilecek her göreve hazırım’ dedi.

Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifasına ilişkin, ”Ben bu partinin halen üyesiyim, milletvekiliyim, bu partinin kurucusuyum. Bana verilecek her göreve hazırım. Seçimde de aktif olarak çalışacağım” dedi.

Dengir Mir Mehmet Fırat, Etimesgut’ta Anksan Et ve Et Ürünleri Fabrikası’nın açılış törenine gelişinde, gazetecilerin istifasına ilişkin sorularını yanıtladı.

Tamamen şahsi nedenlerle, sağlık sorunu ve yorgunluk nedeniyle istifa kararı aldığını belirten Fırat, ”Sayın Başbakan da bunu söyledi. Arkasında başka bir şey yok” dedi.

İstifasının arkasında AKP’nin doğu politikasındaki değişimin olduğuna ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine Fırat, ”Çok doğru bir şey değil. AKP’nin doğu, güneydoğu programı belli. Bugüne kadar da o programı geliştirerek, yürüttü. Bundan sonra da yürütecek. Bundan hiç şüphem yok” diye konuştu.

İstifasının yerel seçimler öncesine denk gelmesine ilişkin soruya ise Fırat, ”Ben bu partinin halen üyesiyim, milletvekiliyim, bu partinin kurucusuyum. Bana verilecek her göreve hazırım. Seçimde de yine aktif olarak göreceksiniz, çalışacağım” yanıtını verdi.

Fırat, parti yönetimine getirilen yeni isimleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine ”Çok değerli arkadaşlar. Abdülkadir Aksu çok çok deneyimli olan bir arkadaşımız. Partilerin çeşitli kademelerinde görev almış, çok önemli bakanlıklar yapmış bir insan. Çok iyi sonuçları olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

Fırat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın devam etmesi yönünde bir telkini olup olmadığı sorusuna, ”Her zaman oldu. Ama özel ricam nedeniyle ısrarkar oldum, o da müsaade etti” yanıtını verdi.

Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Ankara’ya geldi.
Özel uçakla Ankara’ya gelen Sinyora’yı Esenboğa Havalimanında Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ankara Valisi Kemal Önal ve diğer yetkililer karşıladı. Başbakan Erdoğan tarafından resmi törenle karşılanacak olan Sinyora ile iki ülke ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konular görüşülecek. Erdoğan-Sinyora görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenlenmesi bekleniyor.

TBMM Başkanı Köksal Toptan tarafından da kabul edilecek olan Sinyora, akşam Erdoğan’ın onuruna vereceği yemeğe katılacak. Sinyora’ya resmi ziyaretinde, Lübnan İçişleri Bakanı Ziyad Barud, Sağlık Bakanı Muhammed Cevad Halife ve Maliye Bakanı Muhammed Çatah eşlik ediyor.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, RTÜK Başkanı Akman’a ilişkin yeni belgeler açıkladı.

RTÜK Başkanı Akman’ın, Kanal 7 yöneticisi Zekeriya Karaman’a verdiği vekaletname.

RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın, Deniz Feneri e.V. davasında adının defalarca geçtiğini ve görevinden ayrılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ”Sayın Akman, adının iddianamede geçmesi bir tarafa, doğrudan mahkeme başkanı Alman yargıç tarafından Deniz Feneri davasının Türkiye’deki asıl failleri arasında sayılmıştır. Buna karşın, Sayın Akman, ısrarla görevini sürdürmüş ve Sayın Başbakanın kendisinin arkasında olduğunu söylemiştir” dedi.

VEKALETNAME BELGESİNİ GÖSTERDİ

Zahid Akman ile ilgili 3 ayrı iddiada bulunan Kılıçdaroğlu, Ankara 18. Noterliğince düzenlenen, Akman’ın, Zekeriya Karaman’a, ”Şirkete ortak olma, ortaklıktan çıkma, yeni şirket kurma, kamu kuruluşları nezdinde kendisini temsil etme, kar payları üzerinde dilediğince tasarrufta bulunma” gibi tüm ticari işlemlerde tam yetki verdiği vekaletnameyi basın mensuplarına gösterdi.

Kılıçdaroğlu, ”Akman, bu vekaletnameyle, gerçek patronunun, Kanal 7′nin yöneticisi Zekeriya Karaman olduğunu ortaya koymaktadır. RTÜK Başkanı olan bir kişi, bir televizyon yönetici ve sahibine bu denli bir biat belgesi verirse, kendisi RTÜK Başkanı görevini objektif olarak yerine getiremez.”

RTÜK Yasası’nın 9. maddesinde, ”RTÜK üyeleri ile 3. dereceye kadar kan ve sıhri hısımları radyo ve televizyon hizmetleri alanında üst kurulun görev ve yetki alanına giren konularda herhangi bir yüklenme işine giremez, özel radyo ve televizyon şirketlerinde ve bu şirketlerin doğrudan veya dolaylı ortaklık bağı bulunan şirketlerde ortak veya yönetici olamazlar” ifadesinin yer aldığını anımsatan Kılıçdaroğlu, Akman’ın 3 Ocak 2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre, Rehber Basın Yayın Organizasyon ve Eğitim Tesisleri Limited Şirketinin ortaklarından biri olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, şirketin diğer ortaklarının ise Zekeriya Karaman ve Hasan Hüseyin Ceylan olduğunu ifade etti.

İMZA SAHTE

Akman’ın, Ankara 18. Noterliğince düzenlenen imza sirkülerini gösteren Kılıçdaroğlu, Beyaz İletişim Tanıtım Turizm Sanayi ve Limited Şirketi’nin İstanbul 28. Noterliğince onaylanan 2004 tarihli kararının altındaki imzanın, Akman’ın imza sirkülerindeki imzasıyla hiçbir benzerlik göstermediğini belirtti. Kılıçdaroğlu, bunun için kriminal bir rapor almaya gerek olmadığını, karar defterindeki imzanın sahte olduğunun bir bakışta anlaşıldığını kaydetti.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Başbakan Erdoğan’ın ırkçı yaklaşımlar sergilediğini ileri sürdü.
DTP’li Ahmet Türk, Diyarbakır’da yaptığı basın açıklamasında Başbakan Erdoğan’ın ‘Ya ev ya terk et’ çıkışına yanıt verdi.

Başbakan’ın Kürtler’in desteğini kaybettiğini ve bu nedenle paniklediğini iddia eden Türk şunları söyledi: “Partimizin durdurulmayan yükselişi AKP’nin kabusu haline dönüşmüştür. Sayın Başbakan şimdi Kürtler’in desteğini kaybettiğini görüp paniklemeye başlamıştır. Kürtleri kontrol altında tutmayan bir AKP’yi ABD’nin de, ordunun da gözden çıkaracağını çok iyi biliyor. AKP’nin Diyarbakır ısrarı da bu yüzdendir. Ama şimdiden sayın Başbakan’a geçmiş olsun diyelim. Siz tercihinizi çözümden yana koyarak halkın desteğini almak yerine statükocu güçleri arkanıza alarak güçlü olacağınızı sandınız. Ancak yanıldınız.”

Erdoğan’ın ırkçı bir slogan olan ‘ya sev ya terk et’ diye ifade ettiği cümlelerin pervasızlık örneği olduğunu belirten Ahmet Türk, “Bu vatan hepimizin ortak vatanı değil mi? Kim kimi, kimin vatanından kovuyor? Başbakan tahrik etmeye, halkın değerlerine hakaret etmeye devam ediyor. ABD’nin icat ettiği bir Başbakan’ın bu halkı kendi anavatanından kovma çağrısı, trajikomik bir durumdur. Bölünmeyi ve ayrılığı derinleştirmeye çalışan uluslararası sermayenin hizmetinde olduğu ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

“İMRALI SİSTEMİNE SON VERİLMELİ”

İmralı’da çözümün diyalogtan geçtiğini ifade eden DTP Genel Başkanı Türk, “Türkiye daha modern, daha demokratik ve sivil bir anayasaya kavuşmalıdır. Anayasal vatandaşlık tanımı içerisinde çok kültürlülüğü kabul eden bir düzenleme yapılmalıdır. Yine demokratik özerklik projesi tartışmaya açılmalı ve Türkiye için en uygun çözüm modelinde ortak bir yaklaşım geliştirilmelidir” dedi.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.