Hayvanlık kimde acaba!

Kasım 14, 2008

Van’da otomobilin çarpması sonucu iki ayağı kırılan köpek çöp kamyonuna atıldı.

Boynuna kablo dolanan köpek, çöm kamyonuna böyle atıldı.
Van-Başkale karayolunda bir otomobilin çarpması sonucu iki ayağı kırılan ve sokak ortasında kalan bir köpek, vatandaşlar tarafından 3 gün boyunca beslenip sahip çıkıldı. Sürünerek dolaşabilen ve çevredeki çocuklar tarafından sürekli rahatsız edilen köpeğin acısını daha fazla görmek istemeyen vatandaşlar, belediye ekiplerine haber verdi.

Ancak belediye ekipleri 3 gün boyunca defalarca aranmasına rağmen gelmedi. Vatandaşların ısrarlı davranmaları sonrası belediye köpeğin alınması için çöp kamyonu gönderdi. Çevreden buldukları kabloyu acı çeken köpeğin boynuna ve ayaklarına bağlayan çöpçüler, adeta köpeğe işkence ederek yerde sürüklemeye başladı. Acı acı bağıran köpek vatandaşların şaşkın bakışları arasında karga tulumba küreklerle çöp kamyonuna atıldı.

Köpeği 3 gün boyunca besleyerek korumaya çalışan vatandaşlar belediyenin köpeği çöp kamyonuna atmasına isyan etti. Bunun adeta bir işkence olduğunu belirten Şaban Keskin, “Acılar içinde kıvranan köpeği elimizden geldiğince korumaya çalıştık. Acı çekmemesi için uğraş verdik. Defalarca da belediyeyi aradık. Ancak, bir türlü belediye ekipleri gelmedi. Biz belediyenin gelip köpeği daha insani bir şekilde götüreceklerini düşünüyorduk. Ancak, boynuna kablo sarıp sürükleyerek çöp kamyonuna attılar” dedi.

ABD’nin California eyaletinde, bir çiftin kaybolan George isimli kedisi 13 yıl sonra evine döndü.
Melinda Merman ve Frank Walburg, en son 1995 yılında gördükleri kedileri George’un kaybolmasından sonra hayvan barınaklarına gittiklerini ve veterinerlere gri renkte, sarı gözlü bir kediyi aradıklarını söylediklerini belirtti.

Kaybolduktan sonra bir karavan parkının müdürü tarafından bulunan sıska kedinin hayvan hastanesine götürüldüğü ve üzerine yerleştirilen mikroçip sayesinde sahiplerine kavuştuğu kaydedildi.

Merman ve Walburg, normalde 6,4 kilogram olan ağırlığının yarısına inen George’un şu an iyi yediğini ve duvardaki titrek ışığa atlamak gibi eski davranışlarını gösterdiğini belirtti.

Denizli’de ağaç kesilmesine rüşvet karşılığı göz yuman orman bekçisi ile 3 kişi tutuklandı.
Işıklı Jandarma Komutanlığı ekipleri, kolluk devriyesi sırasında Aktaş Köyü koruma alanı yolunda, H.D, S.D ve Y.D’nin ormanlık alanda kaçak ağaç kesimi yaptıklarını belirledi.

Jandarmanın suçüstü yakaladığı 3 kişiye 201 YTL para cezası kesildi, kaçak kesilen odunlar ile bulundurdukları aletler, Çivril Orman İşletme Şefliğine teslim edildi.

Olayla ilgili yapılan araştırmalar sonunda, Aktaş Köyü koruma alanında orman bekçisi olarak görev yapan Ö.A’nın, irtibata geçtiği üç kişiden, orman içinde ağaç kesilmesine karşılık, kendisine her defasında bir hayat kadını istediği tespit edildi.

Ormanda bekçilik yapan Ö.A’nın ifadesinde, söz konusu kişilerin kendisine hayat kadını getirdiklerini ve buna karşılık ormandan gizlice ağaç kesmelerini sağladığını itiraf ettiği bildirildi.

Nöbetçi mahkemeye çıkartılan H.D, S.D. ve Y.D. rüşvet vermek suçundan, orman bekçisi Ö.A. ise rüşvet almak suçundan tutuklanarak Çivril K-2 tipi kapalı cezaevine gönderildi.

Uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan zanlı nezarethanede fenalaşınca kaldırıldığı hastanede öldü.
Polis, zanlının polisten kaçarken çatıdan düştüğünü ve Adli Tıp muayenesinden sonra nezarethaneye götürüldüğünü açıkladı.

Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün Acemler semtindeki nezarethanesinde gözaltında tutulan 25 yaşındaki Serkan Çedik fenalaşınca, Çekirge Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Başında kanama ve kırık olduğu belirlenen Çedik, hayatını kaybetti.

Bursa Emniyet Müdürü Tahsin Demir, iki gün önce düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan zanlının, polisten kaçmaya çalışırken çatıdan düştüğünü, Adli Tıp Kurumu’nda muayene edildikten sonra nezarethaneye götürüldüğünü söyledi.

Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre, düştüğü yerden kaldırılan ve yüzünde sıyrıklar oluştuğu bildirilen Çedik, önce Adli Tıp Kurumu doktoruna götürüldü. Doktorun “düşmeden dolayı yüzünde ekimoz oluştuğuna” ilişkin rapor verdiği zanlı, gerekli müdahalenin ardından Emniyet Müdürlüğünün Acemler semtindeki binasına götürülerek nezarethaneye konuldu.

Uyuşturucu satmak ve hırsızlık suçlarından sabıkalı gencin ölümü ile ilgili soruşturma başlatıldı. Serkan Çedik’in yakınları olaydan, polis ve Adli Tıp yetkililerini sorumlu tutuyor.

Yeniçağa ilçesinde meydana gelen depremin büyüklüğü 4.0 olarak ölçüldü.

Bolu’nun Yeniçağa ilçesinde 4.0 büyüklüğünde hafif şiddette bir deprem meydana geldi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınan bilgiye göre, saat 13.57′de gerçekleşen depremin büyüklüğü 4.0 olarak ölçüldü.

Mersin’de aynı sokakta oturan 2 çocuğun 3 gün arayla menenjitten ölmesi mahalle halkını endişeye soktu.

Mersin’de aynı sokakta oturan 2 çocuğun 3 gün arayla hastalanarak kaldırıldıkları hastanede ölmesinin ardından mahalledeki ailelerin endişelenerek hastaneye getirdiği çocuk sayısının 600′e ulaştığı bildirildi.

Sağlık Bakanlığınca görevlendirilen 3 kişilik heyetin incelemelerde bulunduğu, ölümlere, klinik tanıya göre menenjit hastalığının bir türü olan ”meningokok”un neden olduğu bildirildi. Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Selahattin Toktaş, yaptığı açıklamada, hastalanarak hastaneye getirilen çocukların ölümünün ardından mahallede çok sayıda ailenin endişeye kapıldığını ifade etti.

Gerekli önlemlerin alındığını belirten Toktaş, şöyle konuştu:

”Bu kapsamda çok sayıda ailenin hastanemize getirdiği çocuk sayısı 600′e ulaştı. Korkulacak veya endişeye kapılınacak bir durum yok. Ancak ailelerin endişelerini yenmek ve olası sıkıntıları kestirebilmek adına kurumumuza başvuran tüm çocuklarla ilgili inceleme yapıyoruz. Kontrolleri yapılan çocukları taburcu ettik. Klinik tanıya göre hastalığın adı menenjitin bir türü olan ‘meningokok’. Halkımızın endişelenmesine gerek yok.”

Bu arada, Prof. Dr. Mehmet Ceyhun başkanlığındaki 3 kişilik heyetin hastanede incelemelerde bulunduğu öğrenildi. Heyetin bilgi aldığı, numunelerin Ankara’ya götürülerek inceleneceği kaydedildi.

” HASTANEYLE İLGİLİ BİR DURUM DEĞİL”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şube Başkanı Yılmaz Bozkurt da olayın yaşandığı ilk günden itibaren hastane ve ölen çocukların yaşadığı Güneş Mahallesi’nde incelemelerde bulunduklarını bildirdi.

Güneş Mahallesi’nde yaşayan Bora Mustafa Demir (4), 11 Kasımda şiddetli ateşlenme ve vücudunda lekelenme şikayetiyle ailesi tarafından Mersin Devlet Hastanesine kaldırılmıştı. Burada yapılan incelemenin ardından iğne yapılıp kan tahlili alınan Demir, taburcu edildi. Birkaç saat sonra yeniden aynı rahatsızlıkları yaşamaya başlayan küçük çocuk, Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine götürülmüş ve yaklaşık 2 saat sonra hayatını kaybetmişti.

Dün sabaha karşı, aynı sokakta oturan Can Ulaş (2) da benzer şikayetlerle ailesi tarafından Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine kaldırılmış ancak kurtarılamamıştı.

Kayseri’de hafif şiddette deprem oldu.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünün tespitlerine göre, saat 20.17′de merkez üstü Kocasinan ilçesi Güneşli beldesi olan depremin büyüklüğü 3,7 olarak ölçüldü.

Deprem, Kayseri kent merkezi ve yakın ilçelerde de hissedildi.

Taş yerine tüylü top

Kasım 12, 2008

Terör örgütünün, eylemlerinde çocukları kullanması kullanması üzerine yetkililer harekete geçti.
Doğu ve Güneydoğu’da tırmanan eylemlerde çocukların ön planda yer alması, yeni arayışları da gündeme getirdi. Geliştirilen yeni bir projeyle çocukların spora yönlendirilmesi, enerjilerinin doğru alanlara kanalize edilmesi hedefleniyor. Badminton Federasyonu ile AKP Hakkari Milletvekili Abdulmuttalip Özbek ortak bir çalışma yaparak, Hakkari’deki okullara raket ve badminton topu dağıtacak.

TAŞ ATMAKLA AYNI HAREKET

Badminton Federasyonu Başkanı Murat Özmekik, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, bazı çocukların eylemlere karıştıklarını, polise taş attıklarını ifade ederek, “Biz taş yerine raket ve top diyoruz. Taşı atmakla badminton raketini savurmak arasında fiziksel hareket olarak fark yok” dedi.

ÖNCE POLİSLER ÖĞRENECEK

Ayrıca, Badminton Federasyonu ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında imzalanan bir protokol ile polis-antrenörler projesi başlatılıyor. Önümüzdeki hafta Çorum’da başlayacak proje ile federasyona bağlı antrenörler, polislere; polisler de çocuklara badminton eğitimi verecek. Özmekik, projeyi tüm Anadolu’ya özellikle de Doğu’da yaymak istediklerini ifade ederek, il emniyet müdürlerinden projeye destek olmalarını istedi.

MALZEMELER ÇİN’DEN GELECEK

Badminton Federasyonu, her okula bir takım çanta veriyor. Çantada, 20 raket, 1 file, 1 dikme, her kutuda 6 adet olmak üzere toplam 6 kutu top, eğitim kitabı, eğitim CD’si yer alıyor. Badminton Federasyonu, piyasada 500 YTL tutan bu takımı, Çin’den ithal ederek, 250 YTL’ye mal ediyor.

Badminton, ilk kez 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda oynandı. Türkiye’de federasyon 1991 yılında kuruldu. Türk Dil Kurumu (TDK), badminton yerine “tüytop” dedi.

Mardin’de işlem yapmak için bankaya giden Serdar Yalçın ‘siz ölüsünüz’ uyarısıyla karşılaştı.
Kızıltepe ilçesine bağlı Çakır köyünde ikamet eden Serdar Yalçın, yaklaşık bir ay önce kalp krizi geçiren ninesi Adile Yalçın’ı önce Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne sonra da Mardin Devlet Hastanesi’ne götürdü. Serdar Yalçın, her iki hastanede de kardiyoloji uzmanının bulunmaması üzerine refakat ettiği hastasıyla birlikte Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gönderildi.

Taraf gazetesinin haberine göre, Yalçın, günlerce yoğun bakım ünitesinde tedavi gördükten sonra vefat eden hastasının cenazesini almak için kendi kimliğini hastane personeline emaneten verince olanlar oldu.

Serdar Yalçın, hastane personelinin, cenaze teslimi için ilgili işlemleri başlatması üzerine, ninesinin kimliği yanlarında olmadığından kendi kimliğini hastaneye verdi. Hastane personelinin işlemleri yaparak kendilerine yardımcı olması için vefat eden ninesi Adile Yalçın’ın kimliği yerine kendi kimliğini veren Serdar Yalçın başından geçen olayı şaşkınlıkla anlattı.

Serdar Yalçın şunları söyledi: “Cenazemizle birlikte köyümüze döndük. Taziye yöremizin adetleri gereği uzun sürdü. Ben de astım hastasıyım. Çok önemli bir işim olmadığı sürece şehre gelemiyorum. Şehrin havasından uzak duruyorum. Bir banka işlemi yapmak için ilçeye gelmek zorunda kaldım. İşlem sırasında banka memurunun beni şok eden tepkisiyle karşılaştım. Bana, ‘Siz yaşamıyor görünüyorsunuz’ deyince adeta beynimden vurulmuşa döndüm. Görevliye tepki gösterdim, tekrar baktı ve acı gerçekle yeniden karşılaştım. İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne gittim aile nüfus örneği aldım, aynı gerçekle burada da karşı karşıya kaldım.’’

Hastane görevlilerinin yaptığı bir yanlıştan dolayı yaşadığı acı bir olayın ardından çok daha ağır bir acıyla karşı karşıya kaldığını belirten Yalçın, insanların ağlanacak haline güldüğünü belirtti. Yalçın, ‘’Ben şimdi hiçbir kurumda resmi işlem yapamıyorum. Kronik bir astım hastasıyım ve ilaçlarım bitmek üzere. Yaşadığımı ispatlamak için mahkeme köşelerinde sürüneceğim. Bu hatayı yapanların peşini bırakmayacağım. Ben de haklarında dava açacağım” şeklinde konuştu.

Afyonkarahisar’da yolcu otobüsüyle minibüsün çarpışması sonucu 3 kişi öldü, 6 kişi yaralandı.
Mehmet Sönmez idaresindeki minibüs, Afyonkarahisar Ankara kara yolunun 55. kilometresinde, Ramazan Özdemir yönetimindeki yolcu otobüsüyle çarpıştı. Kazada, Mehmet Sönmez, Fatih Sönmez ve Seda Bayındır öldü.

Yaralanan, Ali Turan Sönmez, Semiha Sönmez, Ramazan Özdemir, Sezai Yalçın, Fırat Özsu, Ali Can Kabaca Afyonkarahisar’daki hastanelere kaldırıldı.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.